Gaz dedektörü

'Sessiz Katil'e teslim olmayın!

Sıcak havaların ülkemizi yavaş yavaş terk etmeye başladığı şu günlerde, soba kullananlar için hazırlık dönemine girilmek üzere. Sobaların yanlış kullanımı sebebiyle, gazetelerin üçüncü sayfalarında karbonmonoksit zehirlenmesi haberleri de, ne yazık ki daha sık görülür hale geldi. Sadece soba kullanılan alanlarda değil, karbon içeren yakıtların kullanıldığı her yerde zehirlenme riski bulunuyor. Kokusuz ve sinsi olması nedeniyle sanıldığından daha da tehlikeli olan karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı gerekli önlemler alınmadığında, geri dönüşü olmayan olayların yaşanması söz konusu olmaktadır.

Karbonmonoksit zehirlenmesi nedir?

Bir karbon ve bir oksijen atomundan oluşan, zehirli bir gaz olan karbonmonoksit (CO), tabii gaz, tüp gazı, gaz yağı, benzin, kömür ve odun gibi yakıtların yanması ya da tam olarak yanmaması kararı oluşur. Duman içinde yoğun olarak bulunmakla beraber , gazın kendinin, havadan hafifçe , kokusuz, tatsız, renksiz olması ve tahriş edici olmaması sebebiyle fark edilmediğinden “sessiz katil veya kurnaz düşman” denilir. Yapısında karbon içeren yakıtların, havalandırması az olan yerlerde yanması ile, maden ocaklarında, garaj ya da benzeri yerlerde egzoz dumanına bağlı olarak, tüp gaz ve şofben kullanılan yerlerde, lodos rüzgarları zamanında sobadan çıkan dumanlarla, yangınlarda öteki toksik gazlarla beraber , karbonmonoksit zehirlenmesi çok sık görülür.

Karbonmonoksit vücudu nasıl etkiler?

Karbonmonoksit (CO) gazı, solunduktan sonra akciğerlerden kana geçerek, alyuvar söylediğimiz, kırmızı kan hücrelerinin içerisinde bulunan ve dokulara oksijen taşıyan hemoglobine oksijenden ortalama 200 kat daha süratli ve çok sıkı bağlanarak karboksihemoglobin (COHb) oluşturur. Normalde havadaki oksijenleri oksihemoglobin şeklinde, hücrelere taşıyan alyuvarlar, karbon monoksit gazına maruz kaldığımız süre süresince , yeterince oksijen taşıyamadığından, hücreler ölmeye başlar ve özellikle beyin başta olmak üzere, kalp ve öteki organlar işlev göremez duruma gelir

Hücre ölümlerinin ilk tesiri beyinde görüldüğünden, vücudun ilk tepkisi baş dönmesi ile baş ağrısıdır. Karbonmonoksit gazının yoğunluğu ve süresi zehirlenmede önemli olup, belirli bir seviyeden sonra hastaya, acele müdahale edilse bile, beyin hücrelerinde ölüm gerçekleşeceğinden geri dönüşü olmayan hasarlar oluşabilir.

Zehirlenme belirtileri nelerdir?

Karbonmonoksit gazına maruz kaldığımızda, kandaki hemoglobinin %20'si karboksihemoglobine dönüştüğünde, baş dönmesi ve baş ağrısı ile başlayan ilk belirtiler, sinyaller görülür, oran %50'ye çıktığında bilinç kaybı, %60-70 civarında'ysa ölüm gerçekleşir.

Hafif zehirlenme belirtileri;

• Baş ağrısı,
• Baş dönmesi
• Dalgınlık
• Mide bulantısı,
• Yorgunluk hissi
• Nefes darlığı
• Kalp çarpıntısı

Ağır zehirlenme belirtileri;

• Sersemlik
• Unutkanlık
• Kusma
• Ciltte kırmızılık
• Genel bitkinlik
• Kas krampları
• Bilinç kaybı
• Solunum durması ile ölüm

Karbonmonoksit zehirlenmesinde ilkyardım nasıl olmalıdır?

• Zehirlenen bir kişiye yardım eden şahıs , kendini de korumalıdır.
• Camlar açılmalı ya da kırılmalıdır.
• Kişi süratle ortamdan uzaklaştırılmalı, açık havaya çıkılmalıdır.
• Acil Yardım Servisi (112 Hızır Acil) aranmalıdır
• Açık havaya çıkıldığında ya da tehlikeden uzaklaşıldığında, ağız ve burun paklanmalı, 
nefes alıp vermesi durmuşsa, yapay solunuma( Temel Yaşam Desteğine) başlanmalıdır.


Karbonmonoksit zehirlenmesi nasıl tedavi edilir?

Karbonmonoksit zehirlenmesinin tedavisi, hastanın klinik durumuna ve kandaki ‘karboksi hemoglobin (COHb) miktarına göre yürütülür. Hastalara, oksijen ve serum takıldıktan sonra, hayati durumu denetim altına alınıp, kalp, akciğer ve beyin işlevleri değerlendirilir. Karbonmonoksit zehirlenmesi şüphesi olan ya da teşhisi mevzulan her hastaya, süratle yüksek dozda (tercihen %100) oksijen tedavisi başlanmalıdır.

Ağır karbonmonoksit zehirlenmesinde, karboksihemoglobin düzeyi % 40'dan çok , kalp-dolaşım sistemi ve nörolojik bozuklukları çok olduğundan, ortalama 4 (dört) saatlik yüzde 100 oksijen tedavisine karşın düzelmezse, ‘hiperbarik oksijen tedavisine gerek vardır.

Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT) nedir?

Zehirlenme ve diyabet, felç, yanıklar gibi birçok rahatsızlıkta hayat kurtaran, hasarı eksiten, kalıcı hasar oluşumunun önlenmesinde de önemli yeri olan tedavi işlemidir. Hiperbarik Oksijen Tedavisi (HBOT), tümüyle basınç odasına giren hastaya, 1 (bir) atmosferden (deniz seviyesi) yüksek basınçlarda (genellikle 2-3 atmosfer), maske, endotrakeal tüp ya da özel başlıklarla aralıklı olarak yüzde 100 oksijen solutularak tatbik edilen bir tedavi şeklidir. Basınç altında, belirli bir hacim içinde, çok daha çok oksijen molekülleri olduğundan, yani kanda çok daha çok çözünmüş hiperbarik oksijenle, hasar görmüş hipoksik hücrelere oksijen sağlanır. Böylece hemoglobine çok sıkı olarak bağlanmış karbon monoksit molekülünden kurtulmak mümkün olabilir.

Karbonmonoksit zehirlenmesi için ne gibi önlemler alınabilir?

• Ev ve işyerlerinde tabii gaz ile kullanılan aletlerin her sene bakımlarını yaptırın.
• Doğalgaz aletlerine yeterli oksijen sağlanması için hava girişini kapatmayın.
• Baca bağlantısının müsait olduğundan inanın .
• Bacaların tıkanık olmamış olduğu, pak olduğundan inanın .
• Şofben ve kombi'yle ilgili problemlerin giderilmesi hususunda mutlaka yetkili servislere başvurun.
• Kapalı garajda araçlarınızı uzun süre çalışır durumda bırakmayın.
• Lodoslu havalarda, bacanız standartlara müsait değilse soba yakmayın.
• Karbon içeren yakıtların kullanılmış olduğu yerlerde karbonmonoksit dedektörleri kullanın.
• İş sağlığı, güvenliği kurallarına ve standartlarına uyun; bu mevzuda gereken özen ve duyarlılığı gösterin.

Yeni Ürünler
Sizin için Seçtiklerimiz